Günlük · 1 dk

Bilmiyorum demenin rahatlığı

Yıllardır yapabildiğimi göstermemeyi, çoğu zaman "bilmiyorum" demeyi seçiyorum. Neden böyle davrandığımı ve bundan çıkardığım küçük dersi yazdım.

Bildiğini herkese göstermek zorunda değilsin; bazen en rahatı “bilmiyorum” demektir.

Beni tanıyanlar bilir: bir işi yapabildiğimi pek söylemem. Biri “şu siteyi kurar mısın, şunu halleder misin” diye geldiğinde çoğu zaman “bilmiyorum” derim; ya da “azıcık biliyorum”, “bir arkadaşa yaptırırım”, “yapay zekâya yaptırırım” der, geçerim. Çoğu insan beni kod yazmayı bilmeyen biri sanır — hatta kodlama bilenlerin yanında bile o işten hiç anlamayan biri gibi konuşurum.

Bunu neden yapıyorum? Yıllar içinde şunu gördüm: insanlar bir şeyi yapabildiğini öğrendiği an beklentiye giriyor. Bir kez “o bunu yapar” dendi mi arkası geliyor — bugün bir site, yarın bir sorun, öbür gün “sen hallediver” denen bir sürü iş. Yapabildiğini gösterdikçe üstüne yük biniyor, hayır demek zorlaşıyor.

“Bilmiyorum” demek ise beni bu yükten kurtarıyor. Kimseye bir şey kanıtlamıyorum, kimsenin işini sırtlanmıyorum, kendi işime bakıyorum. Sessiz kalmak, göründüğünden çok daha rahat.

Buradan çıkardığım ve paylaşmak istediğim şey şu: bildiğini herkese göstermek zorunda değilsin. Ne bildiğin seninle kalsın; onu gösterişe değil, gerçekten gerekli olduğu, gerçekten faydası olacağı yere harca. Çoğu zaman “bilmiyorum” demek, “biliyorum” demekten daha çok işine yarar — seni özgür bırakır.

Yorumlar

Yorumlar GitHub hesabıyla yapılır. “Göster”e tıklayınca Giscus (giscus.app) yüklenir.